Ana Sayfa/Sirküler/2017/Aralık/Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği (Seri No:20) Hakkında

Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliği (Seri No:20) Hakkında

Özet: Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri No:20) (‘’Tebliğ’’) yayım tarihinde yürürlüğe girmek üzere 06.09.2018 tarih ve 30527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Tebliğ’de özetle; 20 seri numaralı KDV Tebliği uyarınca, Aralık 2017 ve öncesi vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak haklarında KDV Genel Uygulama Tebliği kapsamında

  • Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma olumsuz raporu ile,
  • Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma,
  • Beyanname vermeme,
  • Adresinde bulunmama,
  • Defter ve belge ibraz etmeme,

Olumsuz tespitleri bulunan ve bu nedenle özel esaslara tabi olan mükelleflerden 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 takvim yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında KDV artırımında bulunanlar, artırım tutarlarının tamamını ödedikleri tarihten itibaren özel esaslar kapsamında alınacaktır.

Belirtilenler dışındaki sebepler nedeniyle haklarında özel esas uygulananların KDV artırımında bulunmaları ise genel esasa dönüşleri sağlamaz.

Taksit uygulamasından faydalanan mükelleflerin ise hesaplanan tutarın tamamı ve bir taksite ait tutarın %10’u kadar banka teminat mektubu, devlet tahvili veya hazine bonosu cinsinden teminat göstermeleri halinde taksitlerin tamamının ödenmesi beklenmeksizin genel esaslara dönüşleri sağlanacaktır.

Özel esaslar kapsamında olmadığı halde KDV artırımında bulunmuş olan mükellefler, artırımında bulundukları yıllarda alım yaptıkları mükelleflerle ilgili olumsuzluklar için yapılacak tespitler dolayısıyla özel esaslar kapsamına alınmayacaktır.

Söz konusu Tebliğ, Maliye Bakanı tarafından yürütülmekte olup; 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un 5. maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.

Tebliğ’e göre Aralık 2017 ve öncesi vergilendirme dönemlerine ilişkin olarak haklarında KDV Genel Uygulama Tebliği kapsamında,

  • Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma olumsuz raporu ile,
  • Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma,
  • Beyanname vermeme,
  • Adresinde bulunmama,
  • Defter ve belge ibraz etmeme,

Olumsuz tespitleri bulunan ve bu nedenle özel esaslara tabi olan mükelleflerden 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında KDV artırımında bulunanlar, artırım tutarlarının tamamını ödedikleri tarihten itibaren özel esaslar kapsamından çıkarılır.

Bu yıllardan herhangi birinde faaliyete başlanması halinde faaliyete başlanan yıl ve sonraki yıllar için; faaliyetin terk edilmesi halinde ise faaliyetin terk edildiği yıl ve önceki yıllar için artırımda bulunması gerekir.

Ayrıca, taksit uygulamasından faydalanan mükelleflerin hesaplanan tutarların tamamı ile bir taksite ait tutarın %10’u kadar banka teminat mektubu, devlet tahvili veya hazine bonosu cinsinden teminat göstermeleri halinde taksitlerin tamamının ödenmesi beklenmeksizin genel esaslara dönüşleri sağlanır. Bu şekilde teminat gösteren mükelleflerin sözü geçen Kanun’un verdiği haktan daha fazla taksiti aksatmaları halinde, ödenmemiş taksitler muaccel hale gelir ve kalan borcun tamamı teminatın paraya dönüştürülmesi yoluyla tahsil edilir.

6736 sayılı Kanun kapsamında 2013, 2014 ve 2015 yılları için artırımdan yararlanmış olanların genel esaslara dönüşünde, yararlanma koşullarının ihlal edilmemiş olması koşuluyla bu yıllar için yeniden artırımda bulunulması şartı aranmaz.

2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 takvim yıllarında faaliyette bulundukları dönemlerin tamamına ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun’un 5. maddesi doğrultusunda KDV artırımında bulunarak özel esaslar kapsamından çıkarılan mükellefler, artırımda bulunulan yıllar için yukarıda belirtilen olumsuzluklar kapsamında tekrar özel esaslara alınmazlar.

Özel esaslar kapsamında olmadığı halde KDV artırımında bulunmuş olan mükellefler, artırımda bulundukları yıllarda alım yaptıkları mükelleflerle ilgili olumsuzluklar için yapılacak tespitler dolayısıyla özel esaslar kapsamına alınmazlar. Ancak, bu mükellefler hakkında, artırımda bulunulan yıllar için sahte belge kullanma olumsuz tespiti yapılması halinde, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (IV/E-5) bölümünde yer alan hükümler saklı kalmak kaydıyla, sonraki döneme devreden KDV’ye ilişkin düzeltme işlemi neticesinde artırımda bulunulmayan bir yılda tarhiyat yapılması gerekiyorsa mükellef özel esaslara alınmasa dahi düzeltme işlemi yapılacaktır.

Yukarıda belirtilenler dışındaki sebepler dolayısıyla haklarında özel esaslar uygulananların KDV artırımında bulunmaları ise bunların genel esaslara dönüşlerini sağlamaz. Aynı şekilde yukarıda belirtilenler dışındaki sebepler dolayısıyla haklarında özel esaslar uygulanması gerekenlerin KDV artırımında bulunmaları bunların özel esaslara tabi tutulmasını engellemez.

7143 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında KDV artırımında bulunmasına bağlı olarak özel esaslar kapsamından çıkarılan veya özel esaslar kapsamına alınmayan mükelleflerin iade taleplerinde, haklarında olumsuzluk bulunan mükelleflerden alımlarının bulunduğunun tespiti halinde, KDV Genel Uygulama Tebliği’nin (IV/E-11) bölümünde belirtilen hükümlerin uygulanacağı tabiidir.

7143 sayılı Kanun’un 5. maddesinin dokuzuncu fıkrası kapsamında yer alan mükelleflerden Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesinin (b) fıkrasında yer alan;

– Defter, kayıt ve belgeleri yok etme veya

– Defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyma veya hiç yaprak koymama veya

– Belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme,

fiillerinden hareketle yapılan vergi incelemesinin tamamlanması sonucu bu fiillerin varlığı tespit edilemeyenler de haklarında yürütülen incelemelerin sonuçlanmasını müteakip mezkûr fıkrada belirlenen süre ve şekilde KDV artırımında bulunmaları halinde Tebliğ hükümlerinden yukarıda yer alan açıklamalar doğrultusunda yararlanacaktır.

 

Ali Tuna 2019-01-02T16:47:15+00:00