Ana Sayfa/Sirküler/2017/Aralık/İş Yargılamasında Zorunlu Arabuluculuk

İş Yargılamasında Zorunlu Arabuluculuk

Özet: 25.10.2017 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7016 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun, 4857 sayılı İş Kanunu’nda değişiklik yapan arabuluculuğa ilişkin hükümleri 01.01.2018 tarihi itibariyle yürürlüğe girmiştir.

Değişiklikte özetle;

  • Bu tarihten itibaren, kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan; işçi veya işveren alacağı davalarında; tazminat davalarında ve işe iade davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunludur, aksi halde dava, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceği ve
  • İş kazası veya meslek hastalığından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davaları ile bunlarla ilgili tespit, itiraz ve rücu davalarında ise dava açılmadan önce arabuluculuğa başvuru şartı aranmayacağı

belirtilmiştir.

__________________________________________________________________________

01.01.2018 tarihi itibariyle iş yargılamasında arabuluculuğa başvuru dava şartı haline gelmiştir. Bu doğrultuda; 4857 sayılı İş Kanunu’nun “Fesih Bildirimine İtiraz ve Usulü” başlıklı 20. maddesi ve “Geçersiz Sebeple Yapılan Feshin Sonuçları” başlıklı 21. Maddeleri değiştirilmiştir.

Fesih bildirimine İtiraz ve Usulü başlıklı 20. Maddede yapılan değişiklikle, iş sözleşmesi feshedilen işçinin fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle, İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri uyarınca arabulucuya başvurmak zorunda olduğu, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması hâlinde, son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren, iki hafta içinde iş mahkemesinde dava açabileceği, taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlığın aynı sürede iş mahkemesi yerine özel hakeme de götürülebileceği, arabulucuya başvurmaksızın doğrudan dava açılması sebebiyle davanın usulden reddi hâlinde ret kararının taraflara resen tebliğ edileceği, kesinleşen ret kararının resen tebliğinden itibaren iki hafta içinde arabulucuya başvurulabileceği düzenlenmektedir.

Buna göre, iş sözleşmesi feshedilen işçi, işe iadeye ilişkin bir talebinin olması halinde fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde işe iade talebiyle arabulucuya başvurmak zorundadır. Arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamaması durumunda ise iş mahkemesinde dava açma süresi son tutanağın düzenlendiği tarihten itibaren 2 hafta olarak öngörülmüştür. İş Mahkemesinde açılacak dava ivedilikle sonuçlandırılıcak ve verilen karar hakkında istinaf yoluna başvurulması hâlinde, bölge adliye mahkemesince de ivedilikle ve kesin olarak karar verilecektir. Bu doğrultuda, yapılan değişiklikle temyiz yerinin Bölge Adliye Mahkemesi ve temyiz sonuçlandırma süresinin ivedilik olarak değiştirildiği ve Yargıtay yolunun kapatıldığı görülmektedir.

Geçersiz sebeple yapılan feshin sonuçları başlıklı 21. maddesinin 3. ve 5. fıkralarından sonra gelmek üzere fıkralar eklenerek maddede yapılan değişikliğe göre, mahkeme veya özel hakemin, ikinci fıkrada düzenlenen tazminat ile üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakları, dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirleyeceği ve arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların, işçinin işe başlatılması konusunda anlaşmaları hâlinde; işe başlatma tarihini, üçüncü fıkrada düzenlenen ücret ve diğer hakların parasal miktarını,  işçinin işe başlatılmaması durumunda ikinci fıkrada düzenlenen tazminatın parasal miktarını belirlemelerinin zorunlu olduğu, aksi takdirde anlaşma sağlanamamış sayılacağı ve son tutanağın buna göre düzenleneceği, işçinin kararlaştırılan tarihte işe başlamaması hâlinde feshin geçerli hâle geleceği ve işverenin sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olacağı düzenlenmiştir.

Bu doğrultuda, taraflarca arabuluculuk faaliyeti sonucunda varılacak kararda zorunlu olarak belirlenecek hususlar hüküm altına alınmış, aksi takdirde taraflar arasında anlaşma sağlanamamış sayılacağı öngörülmüştür. İşe başlatma tarihinde işçinin işe başlamaması halinde ise fesih geçerli hale gelecek ve işveren geçerli hale gelen bu feshin hukuki sonuçlarıyla sorumlu olacaktır.

Saygılarımızla,

Mehmet Küçükkaya & Ahmet Sağlı Avukatlık Ortaklığı

Ali Tuna 2018-01-15T10:48:21+00:00