Ana Sayfa/Öne Çıkarılmış Yayın/Gayrimenkule dayalı yeni bir yatırım aracı; “Gayrimenkul Yatırım Fonları”

Gayrimenkule dayalı yeni bir yatırım aracı; “Gayrimenkul Yatırım Fonları”

Av. Mehmet Küçükkaya

“Yatırım Fonları” birer kollektif yatırım aracı olarak, sermaye piyasası düzenlemeleri ile hayatımıza girmiş hukuki yapılardır. En genel hatlarıyla yatırım fonları; halktan toplanan paralar karşılığı; ortaklık payı, tahvil gibi sermaye piyasası araçlarından, kıymetli madenlerden, gayrimenkuller vb.’nden oluşan portföyleri yöneten, her bir yatırımcının fonun sahip olduğu portföyün bir kısmını temsil eden katılma payını alarak fon portföyüne ortak oldukları kollektif yatırım araçları şeklinde tanımlanabilir.

24.01.1980 kararlarıyla Türkiye’de ekonomik alanda liberalleşmeye yönelik politikaların kabul edilmeye başlanmasıyla birlikte; 1981 yılında Sermaye Piyasası Kanunu çıkartılmış ve devamında 1982 yılında Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kurulmuştur. Finansal piyasalarda derinliği ve çeşitliliği arttırmanın bir adımı olarak 12.12.1986 tarihinde yayımlanan “Menkul Kıymetler Yatırım Fonu Katılma Belgelerinin İhracına ve Halka Arzına Dair Esaslar Tebliği”nin ardından 1987 yılında ilk menkul kıymet yatırım fonu faaliyete geçmiştir. Daha sonra Tebliğ bazında yapılan çeşitli düzenlemelerle yatırım fonları çeşitlendirilmiş, son olarak 30.12.2012 tarihinde yürürlüğe 6362 sayılı yeni Sermaye Piyasası Kanunu ve devamında çıkarılan Tebliğ’ler ile bugünkü listeyi teşkil eden; (i) Menkul Kıymet Yatırım Fonları (ii) Borsa Yatırım Fonları (iii) Girişim Sermayesi Yatırım Fonları (iv) Emeklilik Yatırım Fonları (v) Gayrimenkul Yatırım Fonları, hukuki altyapıya kavuşturulmuştur.

Bu yazımızın konusunu, yeni bir kollektif yatırım aracı olarak tanımlanıp düzenlenen ve piyasada yeni uygulamaya geçen “gayrimenkul yatırım fonları” oluşturmaktadır.

I. Gayrimenkul yatırım fonlarına ilişkin yasal çerçeve

Gayrimenkul yatırım fonlarının uygulama esasları, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun (“Kanun”) 52 ve 54. maddelerine dayanılarak SPK tarafından 3.1.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmış “III-52.3 sayılı Gayrimenkul Yatırım Fonlarına İlişkin Esaslar Tebliği” (“Tebliğ”) ile düzenlenmiştir.

Bugüne kadar yaygın uygulama alanı bulan gayrimenkul yatırım ortaklıklarından sonra Kanun ve Tebliğ ile uygulama alanı bulan gayrimenkul yatırım fonları, gayrimenkule dayalı yeni bir sermaye piyasası yatırım aracıdır. Gayrimenkul yatırım ortaklığının anonim şirket statüsünde tüzel kişiliği varken, gayrimenkul yatırım fonları genel kural olarak tüzel kişiliği bulunmayan mal varlığıdır.

II. Gayrimenkul yatırım fonu nedir?

Kanun’daki tanımlama uyarınca kollektif yatırım aracı kapsamına giren gayrimenkul yatırım fonları, Tebliğ’de belirlenen uygulama esasları kapsamında;

  • Nitelikli yatırımcılardan katılma payları karşılığında toplanan paralar ile, pay sahipleri hesabına inançlı mülkiyet esaslarına göre Tebliğ’de belirlenen varlık ve işlemlerden oluşan portföyü işletmek amacıyla portföy yönetim şirketleri veya gayrimenkul portföy yönetim şirketleri tarafından, süreli veya süresiz olarak kurulan ve tüzel kişiliği bulunmayan mal varlığıdır.
  • Genel kural; gayrimenkul yatırım fonlarının tüzel kişiliği haiz olmamaları olmakla birlikte, tapuya tescil ve tescile bağlı değişiklik, terkin ve düzeltme işlemleri ile sınırlı olarak tüzel kişiliği haiz addolunur.
  • Fonun malvarlığı, kurucunun, portföy saklayıcısının ve portföy yöneticisinin malvarlığından ayrıdır.
  • Fonunun kurucu sözleşmesi; SPK tarafından onaylanacak ve Ticaret Sicili’ne tescil edilecek Fon İçtüzüğü’dür. Fon İçtüzüğü’nün asgari içeriği Tebliğ Ek/1’de düzenlenmektedir.

III. Gayrimenkul yatırım fonlarının portföyünü oluşturabilecek varlık ve işlemler

Tebliğ’de, gayrimenkul yatırım fonlarının yatırım yapabilecekleri ve bu suretle portföyünü oluşturabilecek varlıkları saymak suretiyle belirlemiştir. Buna göre gayrimenkul yatırım fonlarının portföyleri aşağıda sayılan varlık ve işlemlerden oluşabilecektir:

a) Gayrimenkuller ve gayrimenkule dayalı haklar,

b) Özelleştirme kapsamına alınanlar dahil Türkiye’de kurulan anonim ortaklıklara ait paylar, özel sektör ve kamu borçlanma araçları,

c) 32 sayılı Karar hükümleri çerçevesinde alım satımı yapılabilen, yabancı özel sektör ve kamu borçlanma araçları ve anonim ortaklık payları,

ç) Vadeli mevduat ve katılma hesabı,

d) Yatırım fonu katılma payları,

e) Repo ve ters repo işlemleri,

f) Kira sertifikaları ve gayrimenkul sertifikaları,

g) Varantlar ve sertifikalar,

ğ) Takasbank para piyasası işlemleri,

h) Türev araç işlemlerinin nakit teminatları ve primleri,

ı) Kurulca uygun görülen özel tasarlanmış yabancı yatırım araçları ve ikraz iştirak senetleri,

i) Kurulca uygun görülen diğer yatırım araçları.

Fon toplam değerinin en az % 80’inin gayrimenkul yatırımlarından oluşması zorunludur. Bu % 80 hesabında gayrimenkul ve gayrimenkule dayalı haklar kapsamında değerlendirilen varlıklar aşağıdaki şekildedir:

a) Gayrimenkul,

b) Gayrimenkul yatırım ortaklıklarının veya malvarlığının % 75’i gayrimenkul yatırımlardan oluşan anonim şirketlerin payları,

c) Diğer gayrimenkul yatırım fonlarının payları,

d) Gayrimenkul sertifikaları.

IV. Gayrimenkul yatırım fonlarının kuruluşu ve işletim esasları

Gayrimenkul yatırım fonlarının kuruluşu SPK onayına tabi Fon İçtüzüğü’nün Ticaret Sicili’nde tescili ve Ticaret Sicil Gazetesi’nde ilanıyla olmaktadır. Gayrimenkul yatırım fonları sadece portföy yönetim şirketleri veya gayrimenkul portföy yönetim şirketleri tarafından kurulabilir.

► Portföy yönetim şirketi, SPK’dan izin alarak faaliyet gösteren, ana faaliyet konusu fonların kurulması ve yönetimi olan ve anonim şirket şeklinde kurulan sermaye piyasası kurumudur.

►  Gayrimenkul portföy yönetim şirketi, SPK’dan izin alarak faaliyet gösteren, sadece gayrimenkul yatırım fonu kurmak ve yönetmek üzere kurulan faaliyeti sınırlı portföy yönetim şirketleridir.

Gayrimenkul portföy yönetim şirketleri, münhasıran gayrimenkul yatırım fonlarının kuruluşu ve yönetimiyle iştigal edebileceğinden, portföy yönetim şirketleriyle kıyaslandığında, asgari yükümlülükleri (Asgari sermaye ve özsermaye yeterlilik oranları portföy yönetim şirketlerinin yarısı kadardır.) daha azdır.

Gayrimenkul yatırım fonunun kuruluşunu müteakip “pay ihracı” sürecine geçilmesi gerekmektedir. İçtüzüğün tescilinden itibaren altı ay içerisinde katılma payı ihracı için ihraç belgesi ile Kurul’a başvurulması zorunludur. Bu süre altı ay daha uzatılabilir. Başvuru süre içerisinde yapılmazsa içtüzük sicilden terkin ettirilir.

Fon ihraç belgesi 20 gün içerisinde Kurul tarafından incelenerek onaylanır. İhraç belgesi tescil edilmez ve ihraç için ayrıca izahname düzenlenmez. İhraç belgesinin onayı üzerine katılma paylarının nitelikli yatırımcılara satışına başlanır. İhraç belgelerinin nitelikli yatırımcı dışındaki kişilere satışı mümkün değildir.

Bu noktada nitelikli yatırımcı tanımının da yapılması faydalı olacaktır. Nitelikli yatırımcı, kendi yatırım kararlarını verebilecek ve üstlendiği riskleri değerlendirebilecek tecrübe, bilgi ve uzmanlığa sahip olduğu kabul edilen yatırımcıdır. Nitelikli yatırımcı; yerli ve yabancı

a) Yatırım fonları,

b) Emeklilik fonları,

c) Yatırım ortaklıkları,

d) Aracı kurumlar,

e) Bankalar,

f) Sigorta şirketleri,

g) Portföy yönetim şirketleri,

h) İpotek finansmanı kuruluşları,

i) Emekli ve yardım sandıkları,

j) Vakıflar,

k) 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun geçici 20’nci maddesi uyarınca kurulmuş olan sandıklar,

l) Kamuya yararlı dernekler ile nitelikleri itibarıyla bu kurumlara benzer olduğu Kurulca belirlenecek diğer yatırımcılar,

m) Sermaye piyasası araçlarının ihraç tarihi itibarıyla en az 1 milyon TL tutarında Türk ve/veya yabancı para veya sermaye piyasası aracına sahip olan gerçek ve tüzel kişilerdir.

Tebliğ’in bugün itibarıyla yürürlükte olan hükmü uyarınca gayrimenkul yatırım fonu katılma payları ancak nitelikli yatırımcılara satılabilmektedir. İlerleyen dönemlerde diğer kollektif yatırım araçlarında olduğu gibi yatırımcı kapsamının genişletilmesi söz konusu olabilecektir.

Katılma paylarının nitelikli yatırımcıya satışına başlandığı tarihi müteakip en geç bir yıl içinde fon portföy değerinin en az 10.000.000 TL büyüklüğe ulaşması ve katılma payı sahiplerinden toplanan paraların Tebliğ’de belirtilen portföy sınırlamaları dahilinde yatırıma yönlendirilmesi zorunludur. Kurul bu tutarı her yıl yeniden belirleyebilir, ancak bugün itibarıyla 10.000.000 TL’lik tutar halen geçerlidir.

Gayrimenkul yatırım fonunun kurulması ve işleyişine ilişkin yapı aşağıdaki şekilde özetlenebilecektir:

Fon katılma paylarının itibari değeri yoktur. Fon birim pay değeri, fon toplam değerinin katılma paylarının sayısına bölünmesiyle bulunur. Fon birim pay değerinin en az yılda bir kere hesaplanması ve nitelikli yatırımcılara bildirilmesi esastır. Fon toplam değerinin tespiti için Gayrimenkul Değerleme Kuruluşu’nun yıllık olarak görevlendirilmesi ve gayrimenkullerle, gayrimenkule dayalı hakların rayiç değerlerinin ve rayiç kira bedellerinin tespit ettirilmesi gerekmektedir.

V. Gayrimenkul yatırım fonlarının vergilendirilmesi

a. Kurumlar vergisi açısından

Gayrimenkul yatırım fonları Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2’nci maddesi uyarınca sermaye şirketi olarak kurumlar vergisi mükellefidirler. Ancak Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-d maddesi uyarınca gayrimenkul yatırım fonlarının kazançları kurumlar vergisinden istisna edilmiştir.

b. Tevkifat uygulaması açısından

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. maddesinin üçüncü fıkrası ile emeklilik yatırım fonlarının kazançları hariç olmak üzere, Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yazılı istisna kazançlardan (portföy işletmeciliği kazancı), dağıtılsın veya dağıtılmasın, kurum bünyesinde vergi kesintisi yapılması öngörülmüştür. Bu oran, 2009/14594 Bakanlar Kurulu Kararı ile gayrimenkul yatırım fonları için % 0 olarak belirlenmiştir. Ancak, söz konusu istisna kazançlar üzerinden, Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi kapsamında vergi kesintisi yapılması halinde, gerek Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. maddesi gerekse Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesi uyarınca vergi kesintisi yapılmayacaktır.

Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinin 8. fıkrasında ise Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan menkul kıymetler yatırım fonları (borsa yatırım fonları ile konut finansman fonları ve varlık finansman fonları dahil) ile menkul kıymet yatırım ortaklıklarının kurumlar vergisinden istisna edilmiş olan portföy kazançlarının, dağıtılsın veya dağıtılmasın % 15 (bu oran 2006/10731 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile % 0 olarak belirlenmiştir) oranında vergi tevkifatına tâbi tutulacağı hükmü yer almaktadır.

Gayrimenkul yatırım fonlarına ilişkin olarak Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinde belirlenmiş bir düzenleme bulunmamaktadır. Ancak yine de Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 15. maddesi uyarınca gayrimenkul yatırım fonlarının istisna kazançları üzerinden yapılacak vergi kesintisi % 0 olacaktır.

c. Damga vergisi açısından

Damga Vergisi Kanunu’na ekli II sayılı listenin “IV – Ticari ve medeni işlerle ilgili kâğıtlar” bölümünün 21. sırası uyarınca, gayrimenkul yatırım fonlarının münhasıran gayrimenkul portföylerine ilişkin alım satım sözleşmeleri ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmeleri damga vergisinden istisnadır.

d. BSMV açısından

Gider Vergileri Kanunu’nun 28’inci maddesi uyarınca, banka ve sigorta şirketlerinin (Finansal Kiralama Kanunu’na göre yaptıkları işlemler hariç olmak üzere), her ne şekilde olursa olsun yapmış oldukları bütün muameleler dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar banka ve sigorta muameleleri vergisine tabidir.

Bankerlerin yapmış oldukları banka muamele ve hizmetleri dolayısıyla kendi lehlerine her ne nam ile olursa olsun nakden veya hesaben aldıkları paralar (kendileri veya başkaları hesabına menkul kıymet alıp satmayı, alım-satıma tavassut etmeyi veya alıp sattıkları menkul kıymet karşılığı borçları ödemeyi taahhüt etmeyi meslek haline getirenlerin bu faaliyetleri dolayısıyla lehlerine kalan paralar ile mevduat faizi vermek veya sair adlarla faiz ve benzeri menfaatler üzerinden komisyon, ücret, hizmet karşılığı gibi adlarla aldıkları paralar dahil) da banka muameleleri vergisine tabidir.

Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca kurulan yatırım fonlarının da Gider Vergileri Kanunu’nun 28. maddesinin ikinci fıkrasının parantez içi hükmünde belirtilen faaliyetleri yapmaları durumunda bu faaliyetleri dolayısıyla BSMV mükellefi olmaktadırlar. Ancak gayrimenkul yatırım fonlarının yaptıkları faaliyetlerin yukarıda yer verilen faaliyetler kapsamına girmediği (esas iştigal konusu menkul kıymet ya da sermaye piyasası araçlarının alım/satımı olmadığından) değerlendirildiğinde bu fonların BSMV mükellefiyeti bulunmadığı söylenebilecektir.

e. KDV açısından

3065 sayılı KDV Kanunu’nun (1/1) maddesine göre, Türkiye’de ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler KDV’ye tabidir. Gayrimenkul yatırım fonlarının faaliyetlerine yönelik KDV Kanunu’nda bir istisna bulunmadığından, bu fonların esas faaliyet konusu olan taşınmaz teslimi ve kiralama faaliyetleri ile diğer tüm ticari işlemleri KDV Kanunu’nun (1/1) maddesi kapsamında KDV’ye tabi bulunmaktadır.

f. Yatırımcı açısından

Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesinin (1) numaralı fıkrası uyarınca bankalar ve aracı kurumlar;

a) Alım satımına aracılık ettikleri menkul kıymetler ile diğer sermaye piyasası araçlarının alış ve satış bedelleri arasındaki fark,

b) Alımına aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının itfası halinde alış bedeli ile itfa bedeli arasındaki fark,

c) Menkul kıymetlerin veya diğer sermaye piyasası araçlarının tahsiline aracılık ettikleri dönemsel getirileri (herhangi bir menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası aracına bağlı olmayan),

d) Aracılık ettikleri menkul kıymet veya diğer sermaye piyasası araçlarının ödünç işlemlerinden sağlanan gelirler,

üzerinden % 15 oranında vergi tevkifatı yapmak zorundadırlar. Ancak 30 Eylül 2010 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 2010/926 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yukarıda yer verilen stopaj oranı (% 15) mükellefiyet ve menkul kıymet türlerine göre belirlenmiştir.

2010/926 sayılı Karar’ın (1) numaralı alt bendi uyarınca Kanun’daki oran, tam ve dar mükellef gerçek kişi ve kurumlar tarafından hisse senetlerine ve hisse senedi endekslerine dayalı olarak yapılan vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri ve İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında işlem gören aracı kuruluş varantları dahil olmak üzere, hisse senetlerine (menkul kıymetler yatırım ortaklıkları hisse senetleri hariç) ilişkin olarak elde edilen kazançlar için % 0 olarak uygulanmaktadır.

Karar’ın (2) numaralı alt bendi uyarınca yukarıdaki oran; Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 2. maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki mükellefler ile münhasıran menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası aracı getirileri ile değer artışı kazançları elde etmek ve bunlara bağlı hakları kullanmak amacıyla faaliyette bulunan mükelleflerden 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’na göre kurulan yatırım fonları ve yatırım ortaklıklarıyla benzer nitelikte olduğu Maliye Bakanlığınca belirlenenler tarafından elde edilenler hariç olmak üzere, (1) numaralı alt bent dışında kalan kazançlar için % 10 olarak uygulanmaktadır.

Yukarıdaki açıklamalarımıza ek olarak, gayrimenkul yatırım fonu katılma belgelerinin alım/satımının yapılabileceği ve bu fonlar tarafından kar dağıtımı yapabileceği görülmektedir. Alım satım işlemlerinin Gelir Vergisi Kanunu’nun geçici 67. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin mümkün olduğunu düşünüyoruz. Diğer taraftan kar dağıtımının ise genel hükümler kapsamında değerlendirilmesi gerekecektir.

Bu açıklamalarımız çerçevesinde, alım satım ve katılma belgelerinin fona iadesinden elde edilen kazançlar için vergilendirmenin aşağıdaki tabloda yer aldığı şekilde yapılması gerektiğini düşünüyoruz:

TAM MÜKELLEF KURUM

TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ

DAR MÜKELLEF KURUM

DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ

– Stopaj oranı %0.

– Beyan var.

– Beyanname vermesi gereken kurumlar, ödenen stopajı beyanname üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinden mahsup edebilirler.

% 10 oranında stopaja tabi.

– Stopaj nihai vergidir.

– Beyan edilmez.

– Stopaj oranı %0.

– Stopaj nihai vergidir, beyan edilmez (Ticari faaliyet kapsamında olmayan).

– Ticari faaliyet kapsamında ise beyan edilir, tevkif suretiyle ödenen vergi mahsup edilebilir.

– % 10 oranında stopaja tabi.

– Stopaj nihai vergidir.

– Beyan edilmez.

Tebliğ’in 27. maddesi uyarınca, fon ihraç belgesinde yer verilen esaslar çerçevesinde fon tarafından katılma payı sahiplerine kâr dağıtabilir. Gayrimenkul yatırım fonlarından elde edilen kar paylarının vergilendirmesine ilişkin açıklamalarımız aşağıda yer almaktadır.

TAM MÜKELLEF KURUM

TAM MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ

DAR MÜKELLEF KURUM

DAR MÜKELLEF GERÇEK KİŞİ

– Stopaja tabi değil.

– Beyannameye dahil edilir. % 20 oranında kurumlar vergisine tabi.

– Kâr dağıtımı yapan kurum tarafından stopaj yapılır (% 0).

– Tam mükellef kurumlardan elde edilen temettü gelirinin yarısının, varsa tevkif suretiyle vergilendirilmiş diğer menkul ve gayrimenkul sermaye iratları ile birlikte toplam tutarının, 2017 yılı için geçerli olan 30.000 TL’lik beyan sınırını aşması halinde, temettü gelirinin yarısı yıllık beyanname ile beyan edilir.

– Kâr dağıtımı yapan kurum tarafından stopaj yapılır (% 0).

– Stopaj nihai vergidir, beyan edilmez (Ticari faaliyet kapsamında olmayan).

– KVK 30. madde kapsamında fonların katılma belgelerinden elde edilen kar paylarının verilecek beyannamelere dahil edilmesi zorunludur.

– Kâr dağıtımı yapan kurum tarafından stopaj yapılır (% 0).

– Stopaj nihai vergidir.

– Beyan edilmez.

VI. Sonuç

6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu ve Tebliğ ile hukuki bir alt yapıya kavuşan gayrimenkul yatırım fonları, dünya uygulamalarına benzer şekilde gayrimenkullerin menkul kıymetleştirilmesine, yatırımcının doğrudan gayrimenkule yatırım yapmasına olanak sağlamaları, gayrimenkullere likidite kazandırmaları, gayrimenkul yatırımlarının yatırım fonu yapısı kullanılarak nakit akışı sağlanmasına ve finanse edilmesine, öte yandan bu yatırımlardan elde edilecek gelirlerden de katılma payı sahiplerinin nemalandırılmasına imkân sağlamaları nedeniyle önemli bir sermaye piyasası enstrümanı olarak ortaya çıkmaktadır.

Ülkemiz gayrimenkul sektörünün büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda, çeşitli vergi teşvikleri de sağlanmış olan gayrimenkul yatırım fonu uygulamasının, diğer sermaye piyasası enstrümanlarına nazaran hızlı şekilde artacağını ve gayrimenkule dayalı olup da sıkı şekilde regüle edilmiş likit bir enstrüman olması nedeniyle yatırımcılar tarafından tercih edilebileceğini söylemek yanlış olmayacaktır.

 

Bu makalede yer alan açıklamalar, yazarının konu hakkındaki kişisel görüşünü yansıtmaktadır. Makaledeki bilgi ve açıklamalardan dolayı Küçükkaya ve Sağlı Avukatlık Ortaklığı’na sorumluluk iddiasında bulunulamaz. Mevzuatın sık değiştirilen ve farklı anlayışlarla yorumlanabilen yapısı nedeniyle, herhangi bir konuda uygulama yapılmadan önce konu hakkında görüş alınmasını tavsiye ederiz.

Av. Mehmet Küçükkaya 2017-05-10T23:15:37+00:00